Doğum Hikayeleri

Işıl ve Selin’in hikayesi

Eşimle Mart ayının 4 ‘ünde tanıştık. Bu tanışmanın çok mutlu bir evlilikle ve dünyalar güzeli bir kız çocuğuyla taçlanacağını hiç düşünememiştim. Çok çok uzaklarda olmamıza rağmen her şey 4 ay gibi kısa bir sürede gerçekleşti ve biz beşinci görüşmemizde düğünümüz yapılıyordu. Her şeyin bu kadar kısa sürede gerçekleşmesi beni çok endişelendiriyordu ama yine de hiçbir şeye engel olamıyordum. Sonradan bunun nedeninin ne olduğunu çok iyi anladım. Evlendikten üç ay sonra kızımla 9 ay sürecek zorlu yolculuğumuz başlamıştı. Eşimin işinden dolayı Erzurum ‘da yaşıyorduk. Ondan ve kızımdan başka yanımda hiç kimsem yokt. Buna rağmen çok mutluydum. Kızımın içimde varlığını ve tekmelerini hissetmek eksi 20 derecede bile içimin ısınmasına yetiyordu. Yolculuğumuzun son 3 ayında bir sürpriz oldu ve tayinimiz Ankara ‘ya çıktı. Bizim için her şey çok güzel olacak diye düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı.

Ankara ‘ya geldiğim dönemde canım babamın hastalığı ortaya çıktı ve ben o halime aldırmadan her gün hastaneye, babacığımın yanına gidiyordum. Canım kızım da bu ziyaretlerim sırasında beni hiç üzmüyordu. Babam hastaneden eve çıktıktan sonra biz de kızımla yolculuğumuzun sonuna gelmiştik. 11 Ağustos sabahı saat 7 ‘de hastaneye geldik. Daha önce iki kere yalancı sancıyla hastaneye geldiğimiz için “yine olmayacak” diye düşünürken beni odama aldılar. Ve saat 12.10 ‘da güzel kızım, aşkım, birtanem, her şeyim dünyaya geldi. İlk kucağıma verdiklerindeki mutluluğumu anlatmaya kelimeler yetmez. Dünyada bundan daha büyük mutluluk olmayacağını düşünmüştüm ve halen de aynı düşüncelerim devam ediyor. Bu kadar büyük bir mutluluk hayatta başka bir şekilde yaşanamaz…

Işıl Devrim Doğancı (11.08.2007)

Bir önceki yazımız olan Gaye ile Ozan'ın hikayesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlgili Yazı  Öznur ile Nisa ve Enes'in hikayesi